DOMATES: Latince ismi “lycopersicum esculentum” olan domates, taze olarak tüketildiği gibi sebze-meyve işleme sanayi için de en önemli tarım ürünüdür. Çünkü soyulmuş domates, doğranmış domates, domates sosu, salçası, kurutulmuş domates ve ketçap gibi ürünlerin üretiminin ana hammaddesidir. Bol vitamin kaynağı olan domates, besleyici ve lezzetli olma özellikleri ile dünyanın birçok ülkesinde en çok üretilen sebzedir. İçinde A, B1, B2, C ve K vitaminleri, niacin, protein, yağ, karbonhidrat, potasyum, kalsiyum ve demir bulunmaktadır. Domates turfanda olarak yetiştirilebildiği için her mevsimde tüketmek mümkündür. Ancak sıcaklık -2, -3 dereceye düştüğünde bitki tamamen ölebilmektedir. Gereğinden fazla sıcaklık ve nem de bitki hastalıklarının meydana çıkmasına, sıcak ve kuru havada fazla miktarda çiçek dökülmesine sebep olmaktadır. Dünyada üretimi Peru’da başlayan domatesin, Türkiye’de ilk olarak yetiştirilmeye başlandığı yer Adana’dır. Domates üretiminin bütün tarımsal bölgelerimizde yapılabilmesinin nedeni, Türkiye’nin geniş coğrafyasının getirmiş olduğu farklı iklim ve toprak yapısıdır. Ege, Marmara ve Akdeniz bölgeleri, Türkiye toplam domates üretiminin dörtte üçünü gerçekleştirmektedir. Ülkemizde domates üretimi Mayıs-Ekim aylarında tarlada, Ekim-Haziran aylarında ise serada yapılmaktadır. 
DOMATES SALÇASI: Salça üretimi için domateslerde genel olarak şeker miktarının fazla, asit miktarının az, renginin koyu kırmızı, hastalıklara ve küflenmeye karşı dirençli olması özellikleri aranır. Bunun yanında ince kabuklu olması, çatlamalara karşı dayanıklı olması, domatesin hasat döneminin uzun olması, suyunu kaybetmemesi, orta boy ve az çekirdekli olması, nakliyeye dayanıklı olması ve ürün veriminin yüksek olması istenmektedir. Modern yöntemlerle yapılan salça üretimi; yıkama, ayıklama, ön ısıtma, pulper ve ince elekten geçirme, buharlaştırma, pastörizasyon, steril kutulara sıcak olarak doldurma ve kapatma, soğutma, kurutma, kutu ambalajlama, depolama ve satış aşamalarından geçer. Türkiye’de salça işletmelerinin büyük çoğunluğu Balıkesir, Bursa ve Çanakkale illerinde faaliyet göstermektedir.
Türkiye’de üretilen 7 milyon ton domatesin yaklaşık yüzde 25’i işlenmekte ve bunun yüzde 80’i salça, yüzde 15’i konserve domates, kalan kısım ise ketçap, domates suyu ve diğer domates ürünlerinin imalatı için kullanılmaktadır. 
Türkiye’de ilk domates salçası üretim tesisi 1955 yılında Bursa’da kurulmuştur. Bugün altmışın üzerindeki işletme ve tesiste diğer konserve, reçel-marmelat mamullerinin yanı sıra, ağırlıklı olarak domates salçası üretilmektedir. Sektörde kurulu işletmelerin büyük bir kısmını özel sektöre ait anonim şirketler oluşturmaktadır. Dünyada salça üretiminin lideri yine en büyük domates üreticisi olan ABD’dir. İkinci sırada İtalya bulunmaktadır. İtalya’yı 495 bin tonluk domates salçası kapasitesiyle üçüncü sırada Türkiye takip etmektedir.
Salça sektörü, ülkemiz meyve ve sebze işleme sanayi içinde en fazla döviz girdisi sağlayan üretim kalemi olup, özellikle yurtiçinde sözleşmeli tarımın yerleşmesine de büyük ölçüde katkıda bulunmaktadır. 1967 yılında 3 ton gibi sembolik bir rakam ile başlayan salça ihracatımız, 1999 yılında yaklaşık 200 bin ton olarak gerçekleşmiştir. Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz her sektörde olduğu domates salça ihracatına da yansımış ve 2001 yılında gerileme yaşanmaya başlanmıştır. 2002 yılı itibariyle domates salçası ihracatımız 123 bin ton ve 78 milyon dolar civarındadır. Türkiye domates salçası üretiminde son iki yılda ciddi anlamda yaşanmaya başlayan bu düşüşün, en önemli sebeplerinden biri dünya domates salçası üretiminde yaşanan artıştır. ABD ve Çin Halk Cumhuriyeti’ndeki üretimindeki artış Türkiye’nin ihracat değerlerini ve miktarını olumsuz yönde etkilemiştir. Çin son yıllarda sektörde çok ciddi bir sıçrama gerçekleştirmiştir. Bu durumun sürekli bir durum olma ve Türk salça sektörünü daha da etkileme ihtimali bulunmaktadır. 
DOMATES SALÇASI İHRACATI: Türkiye’nin domates salçası ihracatında ilk sırayı Japonya almaktadır. Japonya’ya yapılan ihracat 2002 yılı itibariyle 25 bin ton seviyesindedir. İkinci sırada Rusya bulunmaktadır. Sadece bu iki pazar, Türkiye’deki ihracatın yüzde 25’den fazla pay almaktadır. Sonra ihracatımızda bir düşüş trendi gösteren S. Arabistan, ardından Almanya gelmektedir. İhracatımızın artırılabileceğinin düşünüldüğü ülkeler arasında da İngiltere, Güney Afrika ve Almanya bulunmaktadır. Türkiye’nin en önemli rakiplerinden olan İtalya, Yunanistan, İspanya ve Portekiz en büyük ithalatçıların bulunduğu AB’nin tam üyesi olma avantajını iyi değerlendirmektedir. Türkiye ise AB’ye ihracatta kota dışı ürünler yüzde 16,8 vergi ödemek zorundadır. Bunun yanı sıra dünya ticaretini daha da geliştirebilmek için İtalya ürün çeşitlendirmesine gidip yeni ürünlerle piyasaya da büyük avantaj sağlamaktadır. Ayrıca, Çin Halk Cumhuriyeti’nden AB’ye olan ve giderek artan salça ihracatını göz ardı etmemek gerekmektedir. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın Domates ve Salça Üretimi Sektör araştırmasına göre dünya salça ticaretinde Türkiye’nin pazar payının artırılması için tarımsal üretim planlaması, tarımda arazi parçalanmasının önlenmesine yönelik çalışmaların yapılması gerekmektedir. Bunun yanı sıra üretici birliklerinin kurulması ve depolama, taşıma ve paketleme konularında standardizasyon sağlanmasının önemi vurgulanmaktadır. Bir de tabii AB’nin birlik dışı ülkelerden ithal ettiği domates çeşitlerinin üretimine yönelik çalışmaların hızlanması gerektiğine dikkat çekilmektedir.